Hastanelerde antibiyotik var mı yok mu?

Uzun yıllardır bir türlü çözülemeyen sorunlardan bir tanesidir devletin ilaç alımları.

Hastanelerde antibiyotik olup olmadığı tartışması ile konu yeniden alevlendi.

TIP-İŞ’in “hastanelerde antibiyotik yok” şeklindeki açıklamasına, Sağlık Bakanlığı, “hastanelerde antibiyotik var” diye karşılık verdi.

“Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” derler…

Durup dururken doktorlar böyle bir açıklama yapmaz diye düşünüyorum.

Mutlaka pratikte karşı karşıya kaldıkları birtakım sıkıntılar vardır ki bu açıklama yapılmıştır.

Bu tartışmanın bizatihi kendisi ilaç alımları konusunda doğru düzgün bir idari mekanizma kurulamadığının göstergesidir.

Sağlık Bakanlığının ilaç fiyatlarının aşağıya çekilebilmesi ve kullanım miktarlarının kontrol edilmesi için bir veri tabanı uygulamasına ihtiyacı var.

Teknoloji yardımıyla ilaç kullanımının mutlaka takip edilmesi gerekiyor.

Aksi takdirde suistimale açık mevcut yapıda bütçeyi ne kadar artırırsanız artırın, yıl tamamlanmadan bütçe kaynakları tükenir ve sıkıntılar yaşanır.

Bütçe verilerine kısaca göz atalım:

2016 bütçesinde ilaç temini için 62 milyon TL ayrılmış.

2017 yılında bu miktar enflasyonun çok üzerinde olan % 23’lük artışla 76 milyon TL’ye çıkarılmış.

2018 bütçesinde ise öngörülen miktar % 22 artışla 93,5 milyon TL.

Yani iki yılda bütçeden ayrılan kaynağın % 50,5 artacağı görülüyor.

Yataklı tedavi kurumlarının ilaç alım kalemini de göz önünde bulundurduğumuzda 2016-2018 döneminde bütçede ilaç için ayrılan kaynağın % 61,9 artacağı anlaşılıyor.

Bütçe verilerinde dikkat çekici bir husus göze çarpıyor:

Yataklı tedavi kurumları (hastaneler) ilaç alım kaleminde 2016 yılında 3 milyon TL varken 2017 bütçesinde bu kalemin 2 milyon TL’ye, tadil bütçede ise 1 milyon TL’ye düşürülmesi bugün yaşanmakta olan tartışmaların temel sebebi olabilir.

2016 yılında 3 milyon TL olan bütçenin 2017 bütçesinde niye önce 2 milyon TL’ye ardından da 1 milyon TL’ye düşürüldüğü bakanlık tarafından mutlaka açıklanmalıdır.

Bu kaynak hangi kaleme aktarılmıştır ve ne maksatla kullanılmıştır?

Hastanelerin ilaç ihtiyacının karşılanmasından daha önemli bir maksat için mi bu kaynak kullanılmıştır?

ilac

 

Bu tablodan da anlaşılacağı üzere hastanelerin ilaç alımına ilişkin bir sorun yaşanmakta olduğu kesindir. Aksi takdirde 2017 yılında 1 milyon TL olan bütçe kaleminin 2018 bütçesinde 12 milyon TL’ye çıkarılmasına ihtiyaç duyulmayacaktı.

Hal bu iken, Sağlık Bakanının polemik yaratmak yerine en azından bütçesel bir sıkıntı yaşanmakta olduğunu ve bu durumun önümüzdeki yıl telafi edilmesinin öngörüldüğünü kamuoyu ile paylaşması dürüstlüğün bir gereği değil midir?

 

Her yıl ortalama % 30 artış…

Bütçeyi artırarak sorunları çözmek keşke mümkün olabilseydi.

Esas odaklanmamız gereken sorun yerli yerinde durmaktadır.

Mevcut düzen(sizlik) devam ettiği müddetçe demek ki her yıl devletin ilaç alımı için ayırdığı bütçe ortalama % 30 artacak.

Sürekli artan bu bütçe ile temin edilen ilaçların ne oranda verimli kullanılabildiğine ilişkin herhangi bir veri ise elimizde yok.

O halde biz neyi tartışıyoruz?

Bilgi çağında elimizde doğru düzgün veri olmaksızın “kim haklı kim haksız” anlamaya çalışıyoruz.

Bu verimsiz tartışma ortamında devletin ilaç sorununu çözmemiz ve halkımızın bu konuda karşılaştığı sıkıntıları aşmamız mümkün değildir.

 

Sorumluluk sağlık idaresindedir!

Bu konuda herhangi bir iddiada bulunan herkese Sağlık Bakanlığınca verilmesi beklenen tek yanıt, teknoloji yardımıyla ilaç kullanımını takip edecek bir uygulamayı devreye sokmaktır.

Sağlık Bakanlığı “antibiyotik var” diye iddia edip bu konuda hiçbir tedbir almadığı müddetçe ilgili bakan “ucuz siyasetten medet umuyor” algısının önüne geçemeyecektir.

Genel Sağlık Sigortasını yürürlüğe sokamayan Başbakan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da en az Sağlık Bakanı kadar bu verimsizliğin müsebbibi pozisyonundadır.

Zira devletin en büyük sorunlarından bir tanesi olan ilaç alımları konusunda en ideal düzenleme, Genel Sağlık Sigortasının yürürlüğe girmesi ile birlikte kamu hastanelerinde ilaç dağıtımının durdurulması ve anlaşmalı özel eczanelerden ilaç temininin sağlanmasıdır.

Efendim, sendika başkanı bir partiden aday olacakmış ve siyaset yapıyormuş. Size ne?

Niye işinizi yapmaya odaklanmak yerine siyasete girmeyi, aday olmayı kötülemekten medet umuyorsunuz?

Siz de aday olmadınız mı?

Siz de siyasetçi değil misiniz?

Eğer bu kötü bir şeyse siz niye aday olup siyasete girdiniz?

Niye tetikçiler vasıtasıyla sendika düşmanlığını körüklüyorsunuz?

Genel Sağlık Sigortasını ve ilaç kullanımının kontrolü için gerek duyulan veri tabanı uygulamasını yürürlüğe sokmak sendikanın işi mi?

Kamu hastanelerinde ilaç dağıtımının durdurulmasından ve anlaşmalı özel eczanelerden ilaç teminini mümkün kılmaktan sorumlu devlet birimi sendika mı?

 

Laf değil icraat…

Hastanede antibiyotik var mı yok mu oturduğumuz yerden biz bilemeyebiliriz.

Ancak bütçe verilerine ve Sağlık Bakanlığının icraatlarına bakarak ilaç temini ve kullanımına ilişkin ciddi sorunları aşmak adına bu bakanlık tarafından yapısal hiçbir yeni düzenlemeye imza atılmadığından ve Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu’nun kalıcı çözümler üretmek yerine kısır tartışmalardan medet umduğundan pekâlâ emin olabiliriz.

Sağlıkta artık laf değil icraat üretilmesinin ve bilinçli ellerce tığ işi işler gibi bu sistemin değiştirilerek halkımıza doğru düzgün sağlık hizmetleri sunulmasının zamanı gelmiştir.