Bugün O Gün Değil: Yalanlara Karşı Saygınlığın Safındayım

Bugün “Kıbrıs Post” isimli bir sosyal medya hesabı tarafından adım ve fotoğrafım kullanılarak tamamen uydurma bir ifade tarafıma atfedilmiştir.

“Birikim Özgür: Tufan Erhürman, Kıbrıslı Türklerin yok oluşuna hizmet ediyor” şeklindeki bu cümle açık bir yalan ve kasıtlı bir manipülasyondur.

Bu paylaşım, seçim sürecinde kamuoyunu yanıltmayı, kişilik haklarımı zedelemeyi ve halkın doğru bilgiye erişimini engellemeyi amaçlayan ucuz bir itibar suikastıdır.

Bu tür yöntemler, siyaset adına değil korku ve çaresizlik adına başvurulan çirkin oyunlardır.

Kıbrıs Post isimli mecranın genel yayın yönetmeni olarak “Yavuz Eren” ismi görünmektedir.

Sitenin künyesinde belirtilen adres Güvenç Sokak No.25, 34381 Şişli, İstanbul’dur.

Ancak bu ismin gerçekten var olup olmadığı ya da sahte bir kimlik üzerinden yayın yapılıp yapılmadığı da ayrıca araştırılmalıdır.

Bu açık adres bilgisi, saldırının Türkiye merkezli olabileceğini göstermektedir.

KKTC kamuoyunu manipüle etmeye yönelik bu tür müdahaleler sadece bana değil Kıbrıslı Türklerin demokratik iradesine yapılmış bir saldırıdır.

Aktif siyaset dönemimde gerek yoğunluktan gerek nitelik taşımayan içeriklere yanıt vermeyi gereksiz gördüğümden gerekse de kamuoyuna erişim imkânlarımın fazlalığı nedeniyle zaten gerçek fikirlerime herkesin kolayca ulaşabileceği düşüncesiyle bu tarz bel altı saldırılar karşısında hep demokratik olgunluk çerçevesinde sessiz kalmayı tercih ettim.

Bu tutumumu bilen ve itibarımın katledilmesinden medet uman çevreler olduğunu gözlemlediğim halde içerikten yoksun hiçbir tartışmanın parçası olmamayı siyasetin saygınlığını koruyabilmek adına hep önemsedim.

Ancak bugün o gün değil.

Herhangi bir sıradan yurttaşa itibar katliamı yapılmasına, hem de seçime bir hafta kala, sessiz kalmayı vicdanen doğru bulmuyorum.

Benim hiçbir zaman böyle bir açıklamam, ima dahi içeren bir ifadem olmamıştır.

Tam tersine, Tufan Erhürman’ın vizyonunu Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesine yön veren, akıl, hukuk ve çözüm temelinde yükselen bir çizgi olarak gördüğümü defalarca yazdım, TV programlarında dile getirdim.

Erhürman, bu toplumun geleceğini kutuplaşma üzerinden değil ortak akıl, adalet ve saydamlık üzerine inşa etmeyi hedefleyen bir liderdir.

Türkiye ile ilişkileri karşılıklı saygı temelinde kurmayı, kamu kaynaklarını rasyonel biçimde kullanmayı, üretimi, emeği ve liyakati öncelemeyi savunan bir anlayışı temsil etmektedir.

Benim desteğim kişilere değil, bu değerlere yöneliktir.

Çünkü Kıbrıs Türk halkı korkunun değil umudun, çıkar ilişkilerinin değil kamusal sorumluluğun, ayrışmanın değil dayanışmanın siyasetine ihtiyaç duymaktadır.

Bu toplumun onuru yalanla değil gerçekle korunur.

Bana ait olmayan sözleri bana mal etmeye çalışanlar aslında kendi paniklerini ve çaresizliklerini ele vermektedir.

Adımı, geçmişimi ve duruşumu kirli hesaplara alet etmeye çalışan bu zihniyetle her zeminde mücadele edeceğim.

Benim yerim bellidir.

Saygınlığın, ciddiyetin ve sorumluluğun tarafındayım.

Bu toplumun geleceği yalanların değil aklın ve onurun üzerine kurulacaktır.

Yeni bir dönem başlıyor.

Sahte gündemlerle değil gerçeklerle ilerleyeceğiz.