“21. Yüzyılda Kıbrıs’ta Eğitimi Tasarlamak”

24 Ocak 2012’de Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği (AHDR) ve Kıbrıs Akademik Diyaloğu (CAD)’ın ortaklaşa düzenlediği ’21. Yüzyılda Kıbrıs’ta Eğitimi Tasarlamak’ panelindeki konuşmadır:

Kıbrıs’ın güneyinde ve kuzeyinde ciddi ekonomik ve siyasi krizlerin yaşandığı bir dönemden geçmekteyiz. İdeolojik olarak tasvip etsek de etmesek de neoliberalizm bölgemizde artan düzeylerde etkindir. Sınırsızahdr1 kaynaklara sahipmişçesine kamu harcamalarımızı belirleyemiyoruz. Tam aksine ülkemize sahip çıkma, kendi kendimizi yönetme ve benzeri kaygılarla kamu harcamalarımızı azaltmanın yollarını aramaktayız.

Bu siyasi ve ekonomik bağlamı dikkate almadan eğitimi konuşabilir miyiz?

Siyasi ve ekonomik koşullar aleyhimizedir diye sosyal politikalardan vazgeçmemeliyiz. Ancak gerçekçi olmalı ve öyle yol haritaları oluşturmalıyız ki eğitim ülkemizde hem kalkınmanın yani ekonomik büyümenin bir aracına dönüşsün hem sınıfsal dönüşüm taleplerine yanıt versin hem de bir arada yaşama kültürüne katkı yapan bir alan olabilsin. 21. Yüzyılda Kıbrıs’ta eğitimi konuşacaksak bu sentezi oluşturmak zorundayız.

Akademik çalışmalarla eğitime yapılan yatırımların ya da harcamaların hem bugüne hem de geleceğe ekonomik katkılarını ortaya çıkarmamız gerekir. Örneğin ABD’de, okul öncesi eğitime yapılan 1 dolarlık yatırımın 7-12 dolarlık bir getirisi olduğu tespit edilmiş. Okul öncesi eğitime yapılan yatırımlarla eyaletler hem bugün ekonomik kalkınmayı teşvik ediyor hem de gelecekteki büyümenin tohumlarını ekmiş oluyor. Aynı zamanda ailelere özellikle de çalışan anne babalara kaliteli hizmet sunulmuş oluyor, fırsat eşitliği olgusu güçlendiriliyor.

ahdr2Dolayısı ile bizim hükümetlerimizi eğitime yapılan yatırımların getirileri ile ilgili sürekli uyarmamız şarttır. Aynı zamanda eğitimin sadece kamu tarafından yürütülen bir hizmet olmadığının bilinciyle özel sektörün ve sivil toplumun eğitim faaliyetlerine ağırlık vermelerini de sağlamamız gerekir. Bilhassa özel sektörün kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsamında çeşitli alanlarda iyi hazırlanmış uzun dönemli eğitim programlarını finanse ederek toplumsal gelişime katkıda bulunabileceklerini biliyoruz. İster kamu olsun ister özel sektör veyahut sivil toplum olsun, biz eğitim programı geliştirme uzmanlarına düşen en temel görev, katkı yapma fırsatı bulduğumuz her programın barışa hizmet edecek şekilde ötekileştirmelerden uzak, iki toplumun işbirliğini özendiren unsurlar içermesine, geçmişin şovenizmi körüklemeyecek şekilde ele alınmasına dikkat etmektir. Belki sivil alandaki gönüllü çabalarımızda daha özgürüz ancak profesyonel hizmetlerimizde de kişisel ve ilkesel bütünlükle hareket edebiliriz.

Kamu politikalarında kuzeyde yaşanan süreç 2000’li yıllarda devrim niteliğindeki reformları ve sonrasında Eroğlu-UBP iktidarında bu reformların ters-yüz edilmesi çabalarını içeriyor. Ancak görmekteyiz ki CTP dönemindeki devrimleri askıya alanlar, kapasite sorunları nedeniyle yerine alternatifini inşa edemiyorlar. Bugünlerde kuzeyde okul öncesi ve ilköğretim dönemlerini kapsayacak şekilde tüm eğitim programlarının sıfırdan yeniden hazırlanması için Eğitim Bakanlığı ile bir üniversite protokol imzalamış ve siyasi irade yani bakanlık bu projede yürütücü konumundan faydalanıcı konumuna düşürülmüştür. Eğer uzmanlar bu işi siyasallaştırmadan objektif bir biçimde yürütmeyi başarırlarsa Kıbrıslı Türkler önümüzdeki 2 yıl içerisinde tüm kesimlerin katkılarıyla oluşacak ve barışı, bir arada yaşamayı dışlamayan, özgürlüklere, insan haklarına, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve benzeri evrensel değerlere saygı temelinde yenilenmiş programlarla eğitimde köklü reformlara imza atacaklar. Bu süreçte barış yanlılarına önemli görevler düşebilir. Sorumluca hareket ederek toplumumuzun tüm kesimlerinin üzerinde mutabık kalacağı yeni programlarla yola devam etme ihtimalini gündemde tutma imkânlarımız şu an için mevcuttur.

Özetlemek gerekirse;

1-    Dünya ve ülke gerçeklerine bağlı olarak ekonomik aklı dışlamadan eğitimi ele almalıyız.

2-    Kamu, özel sektör ve sivil toplum tarafından oluşturulacak programlarda barış dilinin ve federal kültürün yaygınlaşmasına katkı yapmalıyız.

3-    Kamu politikalarının oluşumunda siyasi iktidarı denetlemeli, iktidara talip olmalı ve saf durumuna da düşmeden yeni başlayan reform hamlesine katkıda bulunup en azından dengeli programların oluşmasını sağlamalıyız.

Kuzeyde ve güneyde maalesef birbirinden kopuk bir biçimde bu üç ilke çerçevesinde yapacağımız katkılar, olası bir çözümün ardından dördüncü bir ilke ile güçlendirilebilir.

Dördüncü ilke, olası çözümün sürdürülebilirliğini sağlamak adına iki eğitim sisteminin mümkün olduğunca birleştirilmesi olacaktır.

Federal hükümetin oluşturacağı ortak eğitim politikalarının her iki tarafta da etkin bir şekilde hayata geçirilmesi noktasında görev yine federal kültürü sahiplenenlere düşecektir kuşkusuz.

Federal çatıda AB ilkeleri ve uygulamaları doğrultusunda Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin karşılıklı bağımlılık ilişkisi çerçevesinde ekonomiye birlikte katkı yapmaları ve bu temelde birlikte yaşama, ortak çıkarlar doğrultusunda hareket etme ve federal kültürü gelecek nesillere aktarmaları daha da önem kazanacaktır. Çözümle birlikte siyaseti de ekonomiyi de eğitimi de belirleyen iki toplumun bir arada yaşayabileceğine inananlar olmalıdır.

Dinlediğiniz için teşekkürler.

One Comment

  1. 1- Dünya ve ülke gerçeklerine bağlı olarak ekonomik aklı dışlamadan eğitimi ele almalıyız.
    Bu cümlenize katılmıyorum, çünkü ekonomik aklı dışlamadan diye birşey olamaz, her siyasi görüş veya düşünce hangi sıfatla tanımlanırsa tanımlansın, bu tanımlamaların karşılığı ekonomiktir. Dolayısıyla ekonomik aklı dışlamadan değil ekonomik akla göre eğtimi ele almalıyız. Eğer ekonomik akla göre eğtim sistemini ele alırsak ve yeniden yapılandırırız. 2,3,4 maddelerde yapmamız gerkenler olarak bahsettikleriniz zaten doğal olarak kendiliğinden olması gerekenlerdir, diye düşünürüm.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s