Değişim Lefkoşa’dan başlar mı?

Kamumuz iyi yönetilmiyor. Yönetenlerin ekonomik performansı berbat. Halk sorunların sahipsiz kalmasından şikâyetçi. İnsanımız hesap soruyor, kaliteli hizmet bekliyor, daha fazla yetki talep ediyor. Mevcut hantal yönetimden memnuniyetsizlik ve artan beklentiler siyaset kurumumuzun sorgulanmasına yol açıyor.

Kürek çeken değil dümeni elinde tutan; hizmet etmekten çok yetki veren; hizmet sunumlarında rekabetçiliği sağlayarak kaliteyi ve makul maliyetleri güvence altına alan; miadını doldurmuş eski yönetimin vizyon ve misyona dayalı dönüşümünü sağlayan; girdileri değil çıktıları finanse eden; siyasetçilerin değil halkın genel ihtiyaçlarının karşılanmasını öngören; çarelerle değil tedbirlerle yol alan; hiyerarşiden yönetişim ve takım çalışmasına yönelen bir İDARE lazım bize. Bu topyekûn bir değişim ve dönüşüm projesidir.

Mevcut durumda dahi CTP partisel çıkarın ötesini görerek sistemdeki tıkanıklıkların aşılması için ortak bir irade geliştirilmeden yani yasama ve yürütme reformlar için gerekli zemine kavuşturulmadan gerçekleştirilecek bir seçimin sorunlara çare üretemeyebileceğini açıklıkla anlatmaktadır. Mustafa Yektaoğlu’nun “sözün bittiği yer” olarak tanımladığı durumun yol açacağı sorunlar, Lefkoşa özelinde hali hazırda yaşamakta olduğumuz sorunun ülke genelinde yaşanacak halidir. Dolayısı ile Lefkoşa’da sergilenecek irade, ülke genelinde yaşanacak sorunların savuşturulması adına önemli mesajlar içerecektir. Kaldı ki küreselleşme ile birlikte yerelleşme olgusunun yani yerel yönetimlerin önemi arttığından bu seçim de topyekûn değişim ve dönüşümün önemli bir merhalesi olarak görülmelidir.

Dünya ekonomisinde entegrasyon yaşanırken 20. yüzyılda şekillenen devlet yapılanmaları hızla yetki ve sorumluluklarını yerel düzeydeki birimlere devretmekte. Bu sayede vatandaşlar yönetim mekanizmalarının belirleyicisi olmakta, oluşturdukları meslek örgütlerinin, sivil toplum örgütlerinin ve çıkar gruplarının ciddi fonksiyonlar yürüttüğü yönetim yapıları ortaya çıkmakta. Bu yapılarda yerel yönetimler, merkezi idare ve AB gibi dışsal faktörler arasındaki etkileşim ve uyum, insani ve ekonomik kalkınmayı ivmelendirirken aktif vatandaşların öncülüğünde yürütülen faaliyetlerin de çerçevesini netleştirmekte ve denetlemekte.

Lefkoşa’da toplumsallaştırılacak değişim iradesinin hemen ardından hızla farklı toplum kesimlerimizin rollerini yeniden şekillendireceğimiz bir süreç başlayabilir. Sivil toplumun denetim, yönetişim ve planlamaya katkı yapabilecek şekilde yeniden yapılanması; KOBİ’ler, kooperatifler ve diğer üretimden sorumlu birimlerin kalkınma sürecinin motorları olarak toplumsal yaşamda etkinleşmesi; iktidarlarımızın izleme ve değerlendirme fonksiyonuna odaklanırken aynı zamanda yönlendirici strateji ve politikalar üretmesi ve kapasite artırımına yoğunlaşması gündeme gelebilir. Yerel yönetimlerimiz vatandaşlara sunulan hizmetlerin kalitesinden, yaşam kalitemizin artırılmasından, geleceğe ilişkin beklentilerimizi karşılamaktan ve iktisadi hayata ilişkin katkılar yapmaktan sorumlu birimler olarak yeniden yapılandırılabilir.

Çevre ülkelerdeki gelişmeleri yakından takip edenler gerek UBP iktidarının gerekse çoğu yerel yönetim birimimizin aldığı kararların halkın çıkarlarını yansıtmadığını görmekte ve kanaat önderleri aracılığıyla siyaset kurumumuzu uyarmaktadır. Lefkoşa’da ortaya konacak SİYASİ TAVIR algıları tazeleyerek siyasetin önünü açabilir.

Gerek AB ile uyumu gözeten vizyonu gerek Türkiye ile sağlıklı ilişkileri ve bu konuda toplumsal onurumuzu gözeten eşitlik yanlısı yaklaşımları gerekse de iktidar deneyimi, yerel yönetimlerdeki üstün performansı ve sivil alandaki etkin ilişkileri ile bu süreci yönetebilecek potansiyelin CTP’de olduğu tespit edilebilir. Ancak sistemdeki tıkanıklık nedeniyle mevcut hâkim algı, siyaset kurumumuzun ve bürokrasimizin yetki devrine hazır olmadığı, yerel yönetimlerimizin yönetişime ve hesap vermeye yeterince hazırlanamadığı, değişimi kimin YÖNETECEĞİNİN hâlâ belirsiz olduğu yönündedir. Partilerimizin inandırıcı bir biçimde SİYASİ TAAHHÜT vermesi beklenmektedir.

Değişimin demokrasi yoluyla topluma mal edileceği, değişimi sadece izlemekle yetinenlerin daha net bir tavır takınacağı, değişimi tehdit olarak algılayanların bakış açılarını gözden geçireceği bir süreç yaşar mıyız Lefkoşa’da? Değişim Lefkoşa’dan başlayabilir!

4 Şubat 2012, Yenidüzen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s