TC-KKTC Ekonomik İşbirliği Protokolü’nün revize edilmesi için KKTC tarafı ne yapmalı?

Herkesin bildiği üzere yeni kurulan CTP-DP hükümeti, TC-KKTC Ekonomik İşbirliği Protokolü’nün REVİZE EDİLMESİ konusunda net bir tavra sahiptir. Dün Başbakan Yorgancıoğlu da Başbakan Yardımcısı Denktaş da bunu Meclis kürsüsünden açıklıkla ifade etmiştir. Yarın Meclis toplanacak ve her iki partinin milletvekilleri hükümet programıyla birlikte bu tavrı da onaylamış olacaktır. Peki bu revizyon nasıl olacak? Veya bu revizyonun olabilmesi için BİZİM üzerimize düşen nedir? (Çünkü hep ifade edildiği üzere söz konusu protokolü iki devlet imzalamıştır ve revizyon iki tarafın iradesine bağlıdır, Türkiye tarafının iradesi Türkiye hükümetince saptanacaktır. Biz Türkiye tarafının iradesinin olumluya evrilmesine de katkı yapacak biçimde KKTC tarafı olarak etkili olma çabası içinde olmalıyız).

CTP-DP hükümetinin uzun yıllarca boyunca Kıbrıslı Türk siyasetçilerin yapmış olduğu gibi “protokolde yazsın ama biz uygulamasak da olur; nasıl olsa Kıbrıs milli davadır ve Türkiye bize finansman sağlamak zorundadır” demeyeceğini varsayarak bu mekanizmayı anlamaya çalışalım. Hükümetin eskiyi çağrıştıran bir yaklaşım sergilemesi halinde ise mevcut siyasi ortam da dikkate alındığında TC kanadının protokole bağlı olarak uygulama kurallarının eksiksiz uygulanması yani belirli zaman aralıklarında taahhütlerin karşılıklı yerine getirilmesi koşuluna tam olarak uyulması gibi bir tavır içine girmesi gündeme gelebilecektir. Uzun lafın kısası, KKTC kanadı, topu taca atmadan, orta sahada top çevirmeden, sorumlu ve saygın bir devlet gibi hareket etmelidir.

Mevcut TC-KKTC Ekonomik İşbirliği Protokolü’nün ekinde yer alan programda öncelikli olarak revize edilmesi gereken, öngörülen hedeflerin hayata geçirilme tarihleridir. Bir önceki hükümet döneminde kurultay ve erken seçim gibi siyasi nedenlerle vakit kayıpları yaşanmış ve öngörülen hedeflerin büyük çoğunluğu hayata geçirilememiştir. Tarihi geçen veya çok kısa bir süre sonra tarihi geçecek olan hedeflerin yeniden takvimlendirilmesi revizyonu gerektirmektedir. İkincisi, mevcut protokolde olup da CTP-DP hükümet programında yer almayan veyahut farklı şekilde yer alan hedeflerle ilgilidir. Bu gibi durumlarda ya uluslararası bir anlaşmanın gereklerini yerine getirebilmek bakımından TC-KKTC protokolünde yer aldığı şekilde uygulamalar hayata geçirilecektir ya da örneğin KKTC kanadı bu uygulamaya ihtiyaç duyulmadığını / uygulamanın farklılaştırılması gerektiğini düşünüyorsa karşılıklı oturulup revizyona gidilecektir.

Örneğin KAMUDA ÇALIŞMA SAATLERİ bir örnektir. TC-KKTC Protokolü’nde, “Kamuda çalışma saatleri verimlilik esas olacak şekilde düzenlenecektir” denilmektedir ancak CTP-DP hükümet programında böyle bir hedeften söz edilmemektedir. Bu durumda ya protokolün gereği yapılacak veyahut KKTC kanadı kamumuzun yeterince verimli çalıştığı ve çalışma saatlerinin değiştirilmesine ihtiyaç olmadığı kanısında ise protokolün revize edilmesi yani bu hedefin çıkarılması veya içeriğinin farklılaştırılması gerekecektir. Bu örnekteki konuda hükümetimiz çalışan kesimleriyle de istişare edip gerekli adımları atmaya muktedirdir.

Sanırım revizyon konusunu ele alırken en önemli nokta enerji faturamızın azaltılmasına dönük tedbirlerdir. CTP-DP hükümeti yarın onaylanacak programında KIB-TEK’in özerkleştirilmesi yoluyla cari açığımıza olumsuz katkı yapan bu kalemi azaltmayı öngörürken TC-KKTC protokolü, 1) KIB-TEK’in üretim, iletim ve dağıtım fonksiyonlarına göre ayrıştırılmasını ve 2) Hizmet kalitesinin yükseltilmesi, kayıp kaçağın azaltılması ve tahsilâtın artırılması amacıyla elektrik dağıtım sisteminin işletme hakkının devrini öngörmektedir. Buna göre protokolde kısmi bir özelleştirme yaklaşımı vardır. Buradaki çelişkiler hemen göze çarpmaktadır ve bu konunun son yıllarda Kıbrıs Türk siyasetinde partiler arası farklılıklar bakımından belirleyici bir unsura dönüştüğünü de bilmeyen yoktur.

Eğer yukarıda anlatılan revizyon mekanizmasının etkili bir şekilde çalışmasını ve çelişkilerin ortadan kalkmasını istiyorsak, en etkili yöntem kendini “reform hükümeti” olarak da nitelendiren yeni hükümetimizin vereceği ilk mesajlarla doğru bir konumlandırma yaparak TC ile imzalanan protokolden bağımsız olarak ekonomik yapısal reformları kendi varlık sebebi olarak değerlendirmesi ve bu bağlamda enerji faturamızı düşürmeyi bir temel hedefe dönüştürmesidir. Böylelikle, enerji konusunda atılacak adımlarda hükümetin muktedir olmak için iki partinin yetkili organları tarafından desteklenmesine dönük parti-içi değerlendirmelerin de çerçevesi çizilmiş olacaktır. Gerek partilerin içinde gerekse de toplumda yaşanacak tartışmaların niteliği büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki demokratik süreçler işletilmeksizin atılacak her adım vahim sonuçlara gebedir. Ancak neyi tartışacağız? Kimin sosyalist kimin liberal olduğunu mu? Kimin özelleştirmeci kimin özerkleştirme yanlısı olduğunu mu? Kimin Türkiye yanlısı kimin Kıbrıslı Türklerden yana olduğunu mu? Yoksa demokrasi ve hukuk düzenimize ilişkin yapısal sorunları aşmak için yoğun bir çaba içerisindeyken aynı zamanda ekonomik yapısal reformları da hayata geçirmek adına toplumumuzun enerji faturasını hafifletmeye dönük önerileri ve tüm diğer alanlardaki önerileri mi? KONU YİNE GELİP DEMOKRASİ KÜLTÜRÜMÜZE DAYANMAKTADIR VE BU EŞİĞİ AŞMAK İÇİN BİR ZİHNİYET DEVRİMİNE GEREKSİNİM DUYULMAKTADIR. Düşünceyi öldüren, ötekileştirme üzerine kurulmuş zihniyet haritalarının terk edilip sağcısıyla, solcusuyla, tüm Kıbrıslı Türklerin ortak bir hedefe odaklanması ve o hedefe dönük alternatif düşünceler geliştirebilmesi gerekmektedir.

Yumurta kapıya dayanmadan demokratik zeminde her ne gerekiyorsa hızlıca yapılmalı, KKTC kanadı revizyon için masaya oturduğunda soyut önermeler yapmak yerine Türkiye kanadını da ikna edebilecek işler bir yapı önerisi sunabilmelidir.

Zihniyet devrimleriyle birlikte demokrasi, hukuk düzeni ve ekonomiye dair yapısal reformları tamamlamak demek, bölgemizdeki tüm ülkelerin bir adım önüne geçmek demek olacaktır. Değişim diye diye gelinen bugünkü konakta Kıbrıs Türk siyasetinin tüm toplumsal unsurlarla birlikte bu büyük hedefe odaklanmaması için bir sebep var mıdır?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s