Geleceğe hazırlanabiliyor muyuz?

Antik çağda, özellikle de yazının bulunmasından önceki dönemde insanların eğitim ihtiyacı bütünüyle hayatta kalma mücadelesiyle bağlantılıydı. Bu dönemde çocuklar yaşamak ve kendilerini korumak için gerekenleri yakınlarından öğreniyordu. Yerleşik düzene geçişle oluşan toplumlarda öncelikle ekonomik ilişkilere dayalı sınıflar oluşmaya başladı, farklı sınıflardan insanların farklı ihtiyaçları belirledi eğitimi. Din adamları, askerler ve yöneticilerden oluşan aristokratlar/asiller ile köylü ve köleler farklı türde eğitim görmekteydi. Ortaçağ’da eğitim din kurumlarının dar çerçevesi içinde kaldı ve ölüm sonrası için insanları hazırlayan bir temel olarak kabul edildi. Bu dönemde eğitimin amacı dindar bireyler yetiştirmekti. Rönesans çağında Avrupa’da yeni devletlerin ortaya çıkması, bunların yönetiminin ve savunmasının bilgili memurlar ve subaylar gerektirmesi Ortaçağ okul sistemini derinden sarstı ve gerçekçi istekleri yerine getiren yeni tip okullar yaratılması zorunlu oldu.

Siyasi ve sosyal olaylar çağlar boyunca eğitimi doğrudan etkiledi. İlkçağ’da insanın sosyalleştirilmesini amaçlayan eğitim düşünceleri, Ortaçağ’da iki büyük dinin öğretileriyle şekillenerek daha farklı bir anlayışa büründü. Ortaçağ’daki bu anlayış da insanlık tarihini ve Batı toplumlarını etkisi altına alan Rönesans, reformlar, matbaanın kullanılması gibi olaylarla değişti, Endüstri çağında eğitimin sanayi toplumlarına yönelik bireyler yetiştirmesi öngörülür oldu.

Bugün dünyada ciddi ciddi mevcut eğitim sistemlerinin yetersizliği tartışılıyor ve geleceğe dönük dikkat çekici açılımlar üzerinde duruluyor. Reform yapmanın dahi yetersiz kalabileceğinden, sistemlerimizi topyekün değiştirmekten söz ediliyor. Sanayi işçisi yetiştirmek için tasarlanan eğitim sistemlerinin bugünün eğitim ihtiyaçlarını karşılayamadığından dem vuruluyor. Yaklaşık bir asır önce çocuklarının okula gitmesini işgücü kaybı olarak nitelendiren feodal dönemin ailelerinin yerini bugün  bambaşka bir ekonomide faaliyet yürüten aileler almış durumda. Üstelik bugünün okulları bu yeni ekonominin ihtiyaç duyduğu işgücünü de tam manasıyla yetiştiremediğinden, aslında çocukların geleceğini çalmakta olduğumuzdan yakınılıyor.

Alvin Toffler bir röportajında şu örneği veriyor:

Bir polis olduğunuzu düşünün. Bir radarınız var ve arabaların hızını ölçüyorsunuz. Her bir araba da kurumlarımızı temsil ediyor. İlk araba 100 mil/saat hızla ilerliyor. Bu, iş dünyasıdır. İş yaşamı 100 mil/saat hızla değişmek zorunda çünkü değişemezse ölür! Rekabet onları oyunun dışına iter. Dolayısı ile çok hızlı seyehat ediyorlar. Arkasından başka bir araba geliyor. 10 mil/saat hızla ilerliyor. Bu da eğitim sistemidir. Okulların çocukları yarının iş dünyasına hazırlaması beklenir. Bu çocuklar çalışacak ve ekonomimizi canlı tutacak. Okullar değişiyor ancak 10 mil/saat hızla. Bu hızla değişen bir eğitim sistemiyle 100 mil/saat hızla değişime ihtiyaç duyan iş dünyasının beklentilerini nasıl karşılayacaksınız?

Bizim ideolojilerimizden bağımsız olarak değişim yaşanıyor her alanda. Değişim fikri ve ihtiyacı Toffler tarafından yalın bir biçimde anlatılıyor bu örneklemeyle…

Öğretmenlerin rolü değişiyor, gerçek yaşamla daha uyumlu eğitim ortamlarına ihtiyaç giderek artıyor. Solcu bir öğretmen de teknolojiyi çok iyi kullanmak zorunda artık, sağcı bir öğretmen de. Tümü de 100 mil/saat hızla değişen iş yaşamına adapte olabilecek nesiller yetiştirmekle mükellef…

***

Bu gibi değişimlere ilişkin tartışmaların önünü açacak yegâne kurum siyasettir. BİZİ geleceğe hazırlayacak olan da siyaset kurumudur.

Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, huzuruna çıkarılan siyasi tutukluya, “Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lazımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz” demişti. Kıbrıs Türk siyaseti, dar kadrocu, şüpheci, vehimlerden ve korkulardan beslenen, “değişim lazımsa onu da biz getiririz” diyebilecek ahlâkla donanmış niteliksiz kadrolardan arınmadığı müddetçe, geleceğimiz hep başka yerlerde şekillenecektir…

25 Haziran 2012, Yenidüzen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s