Eğitimde sorulması gereken iki soru ne?

ktos_grevÖğretmen eksikliğinin giderilmesi için yapılan uyarı grevi amacına ulaştı mı? Eğitimde her uyarı ciddiyetle ele alınmalı ve çözüm formülleri geliştirilmelidir. Sınıflarda öğretmen eksikliği varken öğretim olamayacağına göre bu büyük sorunu aşmak için kolları sıvamamız gerekmektedir.

Grevin sebepleri açıklanırken din / cami edebiyatı yapılması talihsizlik olmuştur. Dindar olmayabilirsiniz ancak sapla samanı karıştırmadan meseleleri ele almazsanız somut sorunlara somut çözüm önerileri geliştiremezsiniz.

Eğitimdeki sorunlarımızı eğitim sistemimizin yapısal sorunlarını aşıp kaynaklarımızı etkin ve verimli kullanarak çözebiliriz. Eğer bu konuda net bir duruşumuz yoksa sittin sene Türkiye’ye bağımlılıktan kurtulamayacağız. Bu ise Türkiye’deki iktidarların ağırlıklı tercihleri doğrultusunda burada yaşamın her alanındaki ilerlemeleri kaçınılmaz kılacaktır. Hem buna karşı olmak hem de sorunlarımızın çözümünü içeride değil dışarıda aramak büyük bir çelişki değil midir? Eğitim camiamız için yapısal sorunlarımızı aşmayı denemek Türkiye’deki iktidarı değiştirmekten çok daha gerçekçi bir hedeftir. Kaldı ki kendi kurguladığımız fakat finansman gerektiren ilerlemeleri sağlamak için de zaman zaman Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duymaktayız ve oradaki iktidar karşıtı çevrelerin retoriğini Kıbrıs’a yansıtma metoduyla bu ihtiyacımızı karşılama olanaklarımızı artırmayacağımız bir gerçektir. Dolayısı ile bir karar vermemiz gerekmektedir. Sorun mu çözeceğiz yoksa niyetimiz başka bir şey mi?

Konuya ilişkin Eğitim Bakanı’nın açıklaması dikkate değerdir. Sayın Arabacıoğlu hâlihazırda 1405 öğretmenin görev başında olduğunu, her öğretmene düşen öğrenci sayısının yeterli düzeyde olduğunu ve sıkıntıları aşmak için sistemi sorgulamak gerektiğini ortaya koydu. Sorunları aşmak için sendikalarla görüşmeler yapıldığını açıkladı. Eğer niyet sorun çözmekse sendikalarımız için bu bulunmaz bir fırsattır.

Eğitimde çok yönlü bir seferberliğe ihtiyaç duyulduğu muhakkaktır. Kaliteyi artırmak için hummalı bir çalışma yürütülmesi gerekmektedir. Öğretmenlerin bu sürece aktif katılımı olmaksızın bir arpa boyu yol kat edilemeyeceği de aşikârdır. Dolayısı ile sendikalarımızın kaliteyi artırmanın önündeki engellerin aşılmasını gerçekten istemesi ve varlıklarını tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi doğrudan bu alandaki katkıları ile ilişkilendirebilmeleri gerekmektedir. Böylesi bir toplumsal algıyı nasıl oluşturabileceklerine yoğunlaşmalarında fayda vardır zira aksi durumda kalite konusunda hassas olan veliler bilinçli bir biçimde özel okullara yönelmeye devam edecek, bütçede eğitime ayrılan kaynaktan bağımsız olarak kamunun eğitimdeki etkinliği azalacaktır. Daha çok kaynağın daha yüksek kalite anlamına gelmediğini, 2004-2009 tecrübesinin bunun ispatı olduğunu anlatmak ilk adım olabilir.

İlkokullarımızda öğrenci sayısı OECD ortalaması ile aynı iken öğretmen sayımız OECD ortalamasından %20 daha yüksektir. AB’nin hazırlattığı raporlarda bu oranlar ışığında öğretmen sayısında kısıntıya gidilmesi önerilmekte, fazla öğretmen sayısı ve yüksek maaşlar nedeniyle kaynakların %97’sinin işgücüne harcandığından, bunun diğer harcamaları olanaksız kıldığından söz edilmektedir. Hükümetin öğretmen sayısını azaltma veyahut maaşlarını düşürme gibi bir politikası yoktur ancak şurası bir gerçek ki verimliliği artırma seferberliğine girişmeden salt yeni istihdamlarla sağlanacak geçici çözümler kamunun eğitim kalitesini yükseltme olanaklarımızı iyiden ortadan kaldıracaktır. İlköğretimde CTP’nin de görev aldığı 2004-2011 yılları arasında kamuya kayıtlar %6,5 artarken özele kayıtların %358 artmış olması tesadüf değildir. Bu garabetin tek bir sebebi vardır o da yapısal sorunlar nedeniyle kaliteyi artırmaya dönük adım atma imkânlarımızın her geçen günle birlikte ortadan kalkmasıdır.

Türkiye’ye bağımlılığı reddeden ve eğitimin özele kaymasından rahatsızlık duyan tüm kesimler hükümete iki soru sormalıdır: 1) Eğitimde kaliteyi artırmak için bütünlüklü bir projeniz var mı? 2) Sınıflarımızdaki öğretmen açığını gidermek için verimliliği artırma yönünde sistemde ne gibi değişiklikler yapmayı öngörüyorsunuz?

11 Kasım 2013, Yenidüzen

Eğitimde sorulması gereken iki soru ne?” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s