“Vergi Yasaları”

CTP-DP Hükümeti kayıt dışılıkla mücadele kapsamında kamu alacakları ile ilgili yükümlülerin yükümlülüklerini yerine getirmelerini teşvik etmek ve tahsilâtlarda gelişen teknolojinin daha etkin kullanılmasını mümkün kılmak amacıyla yedi adet yasa tasarısını Cumhuriyet Meclisi’ne sundu.

Söz konusu yasa tasarısı /değişikliği önerileri şunlardır:

  1. Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilâtın Hızlandırılması (Geçici Kurallar) Yasa Tasarısı
  2. Gelir Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı
  3. Kamu Alacaklarının Tahsili Usul (Değişiklik) Yasa Tasarısı
  4. Katma Değer Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı
  5. Kurumlar Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı
  6. Motorlu Araçlar ve Yol Trafik (Değişiklik) Yasa Tasarısı
  7. Vergi Usul (Değişiklik) Yasa Tasarısı

Vergi düzenlemeleriyle ilgili Maliye Bakanlığı’nın Cumhuriyet Meclisi’ne gönderdiği yedi öneriden üç tanesi henüz geçerlilik kazanamamıştır.

Bunlardan, “Vergi Usul (Değişiklik) Yasa Tasarısı” Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi tarafından halen görüşülmekte olup; “Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilâtın Hızlandırılması (Geçici Kurallar) Yasa Tasarısı” Komite tarafından görüşülmüş, Meclis Genel Kurulu’nca onaylanmış ancak Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmayıp Cumhuriyet Meclisi’ne iade edilmiştir. “Kamu Alacaklarının Tahsili Usul (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ise Komite tarafından görüşülerek Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na havale edilmiş, Genel Kurul’daki itirazlar göz önünde tutularak tekrardan görüşülmek üzere Komite’ye iade edilmiştir.

Bu yasalar neyi öngörüyor? Neden onaylanmadılar?

  1. Vergi Usul (Değişiklik) Yasa Tasarısı

 

Söz konusu yasa tasarısının Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi tarafından görüşülmesinin tamamlanamamasının herhangi bir doğrudan siyasi gerekçesi olmamakla birlikte, dolaylı olarak gerek Komite gündeminde bulunan Fon Yasaları’nda gerekse diğer 6 Vergi Yasası’na ilişkin çalışmaların siyasi nedenlerle (Koalisyon ortağı DP’nin itirazları, vs) beklenenden uzun sürmesinden dolayı bir gecikme söz konusu olmuştur. Komite yaz döneminde siyasi nedenlerden ötürü toplanamama sorunu ile karşı karşıya kalmazsa bu yasa tasarısı ile ilgili çalışmalar 1 Eylül 2014 öncesinde tamamlanacak ve tasarı Genel Kurul Gündemi’ne alınacaktır.

 

Vergi Usul (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile;

1)      Vergi güvenliği sağlanacak; yükümlülerin beyan kazanç ve vergileri yanında Maliye Bakanlığı’nın uygun göreceği diğer vergiler de Resmi Gazete’de açıklanabilecek, bankalara vergi tahsilatı konusunda yetki verilebilecek.

2)      Gelişen teknolojinin sunduğu imkânlar doğrultusunda elektronik defter ve belgeler ile elektronik ortamda beyan ve tebligat yapılabilecek.

3)      Her yıl onaylanması beklenen yevmiye defteri, defterikebir ve envanter defterleri ve işletme defteri gibi tutulması zorunlu defterlerin onay zorunluluğu kaldırılacak.

4)      Zaman aşımı süresi 12 yıldan 7 yıla indirilecek.

5)      Mevcut yasada olmayan enflasyon düzeltmesi uygulaması yürürlüğe girecek ve enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde Maliye Bakanlığı tarafından usul ve esasları belirlenebilecek.

6)      Resen Vergi sadece beyan edilmeyen gelir ile ilgili saptanan belgeler üzerinde inceleme yapıldıktan sonra vergi kaybına sebebiyet verildiğinin saptanması halinde uygulanacak, Vergi Dairesi çalışanlarının gelişigüzel resen yapması engellenecek.

7)      Zamanında beyan etmemek ve ödememek suretiyle haksız olarak devlet parasını uzun süre kullanan kişilerden gecikme faizi alınacak.

8)      1977 yılında düzenlendiği için değerlerin sıfırlandığı ve uygulanmayan Usulsüzlük Cezaları asgari ücrete bağlanmak suretiyle miktarları güncellenecek.

9)      Yükümlülerin YİM’e başvurmadan önce gidebilecekleri 5 üyeden oluşan bir üst itiraz komisyonu oluşturulacak.

 

  1. Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilâtın Hızlandırılması (Geçici Kurallar) Yasa Tasarısı

 

Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilatın Hızlandırılması (Geçici Kurallar) Yasa Tasarısı ile;

1)      Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle yükümlülere açılım sağlanması, Devlete olan borçlarının ödemelerinde kolaylık sağlanması, vergi yükümlüsü gerçek kişi ve kurumların sermaye artırımı yoluyla, başka bir deyişle kayıt dışı kalmış ekonomik varlıklarını beyan ederek bilançolarını düzeltme imkânı tanınması öngörülmüştür.

2)      2007-2011 vergilendirme dönemlerine ait beyanlarında düzeltme yani matrahlarını artırma imkânı verilerek bu yıllara ait resen ve ikmalen tarama ihtimalinin ortadan kaldırılması, bu yolla vergi barışının sağlanması ve yükümlülerin Gelir ve Vergi Dairesi ile yaşadıkları sorunları ortadan kaldırarak önünün açılması hedeflenmiştir.

3)      31 Aralık 2013 tarihi itibarıyla kısmen veya tamamen beyan dışı kalmış servetlerinin beyan edilmesini, işletmelere ait kayıt dışı kalmış veya gerçek değerlerin altında veya üstünde beyan edilmiş emtia stoklarının ve beyan dışı kalmış ekonomik varlıklara ilişkin envanter kayıtlarının düzenlenmesini hedeflemektedir. Bu yöntemle işletmelerin bilançoları güncellenecek, stokları gerçek hale gelecek, gizli stoklar ortaya çıkacak, geçmiş yıllarda herhangi bir nedenle bilanço dışı kalmış varlıklar (binalar dâhil) bilançoya dâhil edilecektir. Bu yolla işletmeler ekonomik açıdan daha güçlü hale gelecek, kayıt dışılık önlenecek ve işletmelerin bilançolarının doğruluğuna bakarak işletmelere kredi veren bankaların kredi vermeleri kolaylaşacak, işletmelerin kredi alma gücü artacaktır. 2007 yılına kadar uygulanan enflasyon muhasebesi uygulamalarının işletmelerin stoklarında meydana getirdiği bozulmalar ortadan kalkacak, bu uygulama ile oluşan gerçek olmayan kayıtların gerçek hale gelmesi sağlanacaktır. Örneğin stok devir hızı aynı olmayan işletmelerde enflasyon muhasebesi uygulaması sebebiyle sabit olarak belirlenen kat sayı kayıtların bozulmasına sebebiyet verdiğinden bu tasarı kayıtların düzeltilmesine imkân sağlayacaktır. Bu yolla beyan edilen servetler ve ekonomik varlıkların doğuracağı vergilerin ödenmesiyle de devlet gelir elde edecektir.

4)      Yükümlülerin beyan etmiş oldukları kazanç ve zararları ile vergilendirilmesi gereken ancak beyan edilmediğinden kayıt dışı kalan gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve banka sigorta işlemleri vergisi hâsılat ve kazançlarının daha düşük oranlarda vergilendirilerek ilgili yılların vergilerinin ödenmesini amaçlanmaktadır. Gelir ve Vergi Dairesi geçmişe yönelik ikmalen veya resen vergi taramaları yaparak geçmişe yönelik tarh tahakkuk işlemlerini büyük oranda tamamlamış olduğundan geçmişte beyan edilen kazançların yeniden gözden geçirilmesinde güçlükler yaşanmaktadır. Bu nedenle kayıt dışı kalmış matrahların yeniden beyan edilerek avantajlı vergilendirme ile yükümlülerin matrahlarını güncellemeleri ve matrahlarının geçmişe dönük incelenme ihtimalini ortadan kaldırmaları sağlanacaktır. Bu yöntemle kayıt dışı kalan matrahlar kayıt altına alınmış olacak ve bunlardan vergilerle devlet gelir elde edecektir.

5)      Aralık 2013 tarihine kadar uygulaması devam eden beyan türü dışında herhangi bir tarhiyat türüne bağlı olarak yapılan tarhiyatların itirazlı tahakkuk etmemiş veya inceleme safhasındaki matrahı ile Dairenin tek taraflı olarak kesinleştirdiği tarhiyatlara ilişkin matrahların düzenlenmesine devam edilmesi hedeflenmiştir. Bu yolla ceza indirimi uygulanarak vergilerin ödemesini kolaylaştırılması ve ekonomik sıkıntı içindeki yükümlülere rahatlama getirilmesi amaçlanmıştır.

 

Yasa neden onaylanmadı?

Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi söz konusu yasa tasarısını Maliye Bakanlığı temsilcileri, Kuzey Kıbrıs Bağımsız Hesap Uzmanları Birliği ile Kıbrıs Türk Ticaret Odası yetkililerinin vermiş olduğu bilgiler ışığında görüşmüş ve çalışmalarını tamamlamıştır. Yasa Tasarısı, Cumhuriyet Meclisi tarafından onaylanmış ancak Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu tarafından Meclis’e iade edilmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın iade gerekçesinde, beyan edilmemiş / devletin bilgisi dâhilinde olmayan emtia stokları ve ekonomik kıymetlerle ilgili teşvik amaçlı öngörülen indirim ile beyan edilmemiş ancak vergi dairesinin incelemeleri sonucunda devletin bilgi sahibi olduğu itirazlı, tahakkuk etmemiş, inceleme aşamasındaki veya tek taraflı kesinleşmiş vergilere ilişkin öngörülen indirim arasındaki oran farkı üzerinde durulmaktadır. Bunun Anayasa’nın eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığı iddia edilmektedir. Bir başka deyişle ve daha açık ifadeyle, Sayın Cumhurbaşkanı, devletin tespit ettiği vergi yükümlülükleri ile ilgili öngörülenden daha yüksek oranda (devletin hiç tespit etmediği ve yükümlülerin kendi iradeleri ile devlete beyan edecekleri emtia stokları ve ekonomik kıymetlerle ilgili yükümlülüklere öngörülen indirimler kadar) bir indirimin söz konusu olması gerektiği tespitini yapmaktadır.

Bu yaklaşımın kökeninde bazı vergi yükümlülerinin ilgili tüm siyasi çevreler nezdinde yürüttüğü görüşmeler yatmaktadır. Bu konuda atılan veya atılacak herhangi bir geri adım, vergi yükümlüleri ile siyasiler arasındaki çarpık ilişkilerin bir göstergesi olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın söz konusu yasayı iade etmek suretiyle sergilemiş olduğu yaklaşım, vergi yükümlülerinin yükümlülüklerini yerine getirmelerini teşvik etmeye dönük bir çabayı abartılı beklentilerle ele alan ve kim oldukları da bilinen vergi yükümlüleri ile bir devlet adamından beklenenin dışında bir ilişki biçimini tasvip ettiğinin ve bu doğrultuda hareket ettiğinin bir göstergesidir.

Ayrıca, Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi’nin üyesi olan koalisyon ortağı DP’nin milletvekillerinin sergilemekte oldukları benzer yöndeki ısrarcı tavır da kamuoyu tarafından sorgulanmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı ve Komite Üyesi DP milletvekilleri, devletin tespit ettiği vergi yükümlülüklerinin yasada öngörülenden çok daha büyük oranda azaltılmasını neden arzulamaktadır ve söz konusu mükelleflerle nasıl bir ilişki içerisindedir? Bu maksatla ne gibi girişimlerde bulunmuşlardır?

Bir DP Milletvekili tarafından Genel Kurul gündemine getirilen Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası ile ilgili değişiklik önerisinin konuyla bağlantısı nedir? Eğer Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası ile ilgili değişiklik önerisi bir nevi şantaj aracı olarak kullanılmakta ise bu durumda önerinin ivediliği için kabul yönünde oy kullanan milletvekillerinin kime ve hangi çıkarlara hizmet ettikleri hususunda bir kez daha düşünmeleri gerekmeyecek midir? Konunun “eşit işe eşit ücret” denilerek savunulması, Kıbrıs’ın kuzeyindeki statükonun başta emeğiyle ve bilgisiyle geçimini sağlayan kesimler olmak üzere tüm toplumumuza büyük zararlar verdiğinin henüz teşhis edilemediğinin ve “sol” adına odağında kişisel menfaatlerin bulunduğu mevcut düzene hizmet edildiğinin bir göstergesi olmaktadır.

 

  1. Kamu Alacaklarının Tahsili Usul (Değişiklik) Yasa Tasarısı

Bu yasa değişikliği ile;

1)      “Alacaklı Kamu İdaresi” tefsirine özel yasa ile kurulmuş kamu kurum ve kuruluşları dâhil edilmesi hedeflenmiştir. Kapsamda yer alan kamu kurum ve kuruluşları tefsir kısmına da eklenerek BRTK gibi kurumların kapsama dâhil edilmesi öngörülmüştür.

2)      Devlet gelirlerinin tahsilinde kapsam genişletilerek yükümlülerin banka hesaplarından Gelir ve Vergi Dairesinin sadece Merkez Bankasındaki değil, diğer bankalarda bulunan hesaplarına da aktarma yapılabilmesi ve bu bankalara da ödeme yapılabilmesi, banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlarla da tahsilât yapılabilmesi olanağı getirilmesi hedeflenmiştir.

3)      Maliye Bakanlığına kredi kartı ile yapılan ödemelerin hangi süre içerisinde Gelir ve Vergi Dairesi’nin hesaplarına aktarılacağı konusunda bankalarla sözleşme ve/veya protokol yapma yetkisi verilmesi amaçlanmıştır.

4)      Ödeme tarihinin saptanmasında, banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı, aktarma emri üzerine paranın tahsilâttan sorumlu dairenin hesabına geçtiği, gün ödemenin yapılmış sayılacağının yasaya eklenmesi hedeflenmiştir.

5)      Çekle veya banka hesabından aktarma, banka hesabına ödeme, banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanmak suretiyle yapılacak ödemeler karşılığında, borcun ödendiğini gösteren tahsilât makbuzunun tek taraflı iptal edildiği ve ödemenin gerçekleşmediğini belirten bir ihbar yazısı borçluya tebliğ edilmesi ile kamu alacağının aslına döndürüleceği ve ilgili alacağın, gecikme zamlarıyla birlikte tahsil edileceği kapsama dâhil edilmiştir.

6)      Maliye Bakanlığına kamu borçlularının borçlarını tecil ederken tecil süresi içinde yıllık bir tecil faizi uygulama yetkisinin verilmesi hedeflenmiştir. Gecikme faiz oranı %8’dir. Bu oran Bakanlar Kurulunca bankalardaki borç faizi oranlarını esas alarak yeniden belirlenebilecektir. Tecil faizi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi için Maliye Bakanlığı yetkilendirilmiştir.

7)      Gecikme Zammı oranlarının yeniden belirlenmesi hedeflenmiştir. Buna göre, Türk Lirası alacaklara uygulanacak yeni oran ilk bir ayda %3, takip eden aylarda ise %1 olarak uygulanacaktır. Döviz kamu alacaklarına uygulanacak gecikme zammı oranlar ise ilk bir aylık süre için %1, takip eden aylar için ise %0,5 olarak yeniden belirlenmiştir.

8)      Herhangi bir kamu alacağı dolayısı ile Devlete borcu olan tüm Kamu Kurum ve Kuruluşları, Özel Yasa ile kurulan kuruluşlar, Belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin, Devletten olan alacaklarının, Devlete olan borçlarına mahsup edileceği ve mahsuptan sonra kalan miktarın ilgililere ödeneceği hükmü Yasa’ya eklenmiştir.

 

Yasa neden onaylanmadı?

Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi’nin görüşmesini tamamlayıp Genel Kurul’a sevk ettiği yasa, Genel Kurul’da “Limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu tutulmaları” konusunda çıkan tartışma nedeniyle Komite Başkanı’nın önerisi ile tekrardan görüşülmek üzere Komite’ye iade edilmiştir. Bu aşamadan itibaren Komite’nin DP’li üyeleri tarafından yasa, Cumhurbaşkanı’nın Cumhuriyet Meclisi’ne iade ettiği “Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilatın Hızlandırılması (Geçici Kurallar) Yasa Tasarısı” ile birlikte değerlendirilmiş ve “iki yasa üzerinde çalışmalarımız devam edecek” denilerek her iki yasanın da Komite’de görüşülmesi engellenmiştir.

 

Cumhurbaşkanı: “Faiz affı yasasına ilişkin bana herhangi bir yasa gelmedi”

LTB Başkanı Mehmet Harmancı günlük çalışmalarına ilişkin 10 Temmuz 2014 01:15’te sosyal medyada şöyle bir bilgi paylaştı: “… ardından Cumhurbaşkanı ile görüşmemiz oldu, sürdürülen müzakere süreci içerisinde Lefkoşa’nın alabileceği rolü konuştuk ayrıca faiz affı yasasına ilişkin kendine herhangi bir yasa gelmediğini öğrendik”.

Bu paylaşım iki olumsuzluk içeriyor:

1) LTB Başkanı, doğrudan konunun muhatabı olması hasebiyle olsa gerek, Sayın Cumhurbaşkanı’nın mutlak doğruyu söylediğini ima eden bir paylaşımda bulundu. Sayın Harmancı belli ki Derviş Eroğlu ile ilişkilerinde sadece bugünü değil geleceği de dikkate alarak iki kere düşünmesi gerektiğini ve şüphecilikten ödün vermemesi gerektiğini henüz bilmiyor. Öğrenecek…

2) Derviş Eroğlu, belli ki çeşitli siyasi / kişisel seçim hesaplarıyla Cumhuriyet Meclisi’ne iade ettiği yasanın içeriğinden haberdar değildir ya da kör gözüm parmağına, yanlış bilgi paylaşımında bulunmaktadır.

Cumhurbaşkanı tarafından Cumhuriyet Meclisi’ne iade edilen Bilançoların Güncellenmesi ve Tahsilâtın Hızlandırılması Yasasının 4’üncü maddesi şöyledir:

“Belediyeler, Yasa kapsamına alınarak kendi meclislerinde alacakları kararla bu yasada öngörülen taşınmaz mal vergisi, resim, harç, para cezası ve herhangi bir nedenden doğan diğer kamu alacakları için bu yasada öngörülen 8’inci madde kurallarını uygulayabilirler”.

Bu durumda;

  • 8 (1)’e göre, yukarıda belirtilen borçların tamamını ödeyenlerin birikmiş ceza ve gecikme zamlarının tümünün tahsilinden vazgeçilir.
  • 8(2)’ye göre, yukarıda belirtilen borçların tamamını 6 (altı) aylık eşit taksitlerle ve gecikme zammının da %10’unu ödeyenlerin ödeyecekleri cezaların tamamı ile gecikme zamlarının %90’ı silinir.
  • 8(3)’e göre yukarıda belirtilen borçların tamamını12 (on iki) aylık eşit taksitlerle ve gecikme zammının %25 (yüzde yirmi beş)’ini ödeyenlerin ödeyecekleri cezaların tamamı ile gecikme zamlarının %75’i silinir.
  • Ödeme süresi geldiği halde kısmen veya tamamen ödenmemiş ve aşağıda belirtilen miktarlardan az olan kamu alacaklarının tümünün (gecikme zamları dâhil) tahsilinden vazgeçilir ve kayıtlardan silinir.
1996 dönemi ve önceki dönemler için 4.-TL’yi aşmayan miktarlar
1997 dönemi için 6.-TL’yi aşmayan miktarlar
1998 dönemi için 9.-TL’yi aşmayan miktarlar
1999 dönemi için 12.-TL’yi aşmayan miktarlar
2000 dönemi için 15.-TL’yi aşmayan miktarlar
2001 dönemi için 20.-TL’yi aşmayan miktarlar
2002 dönemi için 25.-TL’yi aşmayan miktarlar
2003 dönemi için 30.-TL’yi aşmayan miktarlar
2004 dönemi için 35.-TL’yi aşmayan miktarlar
2005 dönemi için 40.-TL’yi aşmayan miktarlar
2006 dönemi için 45.-TL’yi aşmayan miktarlar
2007 dönemi için 50.-TL’yi aşmayan miktarlar
2008 dönemi için 55.-TL’yi aşmayan miktarlar
2009-2013 dönemleri için 60.-TL’yi aşmayan miktarlar

 

Özetle, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, diğer kamu alacaklarının yanı sıra çok zor durumda olan belediyelerin alacakları ile ilgili tahsilâtların hızlandırılmasını da engelleyerek, uzun zamandır söz konusu yasa değişikliğini bekleyen belediyeleri de büyük zarara uğratmıştır.

İlaveten, Komite üyesi DP’li milletvekillerinin “üzerinde çalışacağız” diyerek oyaladıkları ve Komite’de görüşülmesini engelledikleri Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Yasasının değiştirilen 44’üncü maddesi de belediyelerin vadesinde tahsil edemedikleri vergi, resim, harç vb alacaklarına uygulayacakları gecikme zammı oranlarını %1 oranında indirmeyi hedeflemekteydi. Ayrıca bu Yasa kapsamında Belediyelerin devlete olan kamu borçları için de bu oran %1 düşürülecekti (sosyal sigortalar ve ihtiyat sandığı borçları hariç). Bu da belediyelerin alacakları ve borçları ile ilgili pozitif düzenlemeleri engelleyen bir başka unsur oldu.

Sonuç:

Kayıt dışılıkla mücadele kapsamında gündeme gelen yedi yasadan sadece dördü, üstelik de sadece “indirim” öngörenler yasalaşabilmiştir. Hâlbuki söz konusu yedi yasanın bütünlüklü olarak yürürlüğe girmesi ile Hükümet’in bu konudaki genel amacına hizmet edecek bir durum şekillenebilecekti. Dolayısı ile aslında fiiliyatta mevcut koalisyon hükümetinde amaç birlikteliği sağlanamadığından ötürü kaş yapayım derken göz çıkarıldı, kamunun gelirlerini artırmak maksadıyla gündeme getirilen bir bütünlüklü paket yarı buçuk uygulanarak kamunun gelirleri tam aksine düşürülmüş oldu. Gün itibarıyla, düzenli olarak yükümlülüklerini yerine getiren yükümlüler dahi söz konusu yasaların yürürlüğe girmesini bekledikleri ve yükümlülüklerini yerine getirmedikleri için kamu maliyesi dumura uğramış, devlet mükellefiyetlerini yerine getiremez bir duruma düşürülmüştür. Bu vahim olumsuzluğun sorumluları fiilen DP ve Cumhurbaşkanı Eroğlu olmuştur.

Ülkenin ihtiyacı, kesinlikle böylesi bir iktidar yapılanması değildir. Yapısal reformların ciddiyetle ele alındığı, kamunun gelir-gider dengesinin sağlanması adına cesur adımların atılmakta olduğu bir siyasi süreçten geçmemekteyiz.

Gereği nedir? Ne yapılmalıdır?

Bu soruların cevaplarını enine boyuna tartışmak gerekecektir.

Zira hem toplumumuz hem de CTP açısından, “zoru görünce bırakıp kaçtılar” denilmesi ve iktidar alanının bütünüyle bu yanlış siyasi sürecin sorumlusu konumundakilere terk edilmesi de sağlıklı sonuçlar üretmeyecektir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s