“CTP de iktidarda oldu, neden yapmadı?”

Konuşma Zamanı programında Hakan Yıldırım’ın “Değişim vurgusu yapıyorsunuz. ‘CTP de iktidarda oldu, neden yapmadı?’ yorumu veya eleştirisi var. Katılır mısınız?” şeklindeki sorusunu şöyle yanıtlamaya çalıştım:

Bir defa değişim, toplumsal bir süreçtir. Hiçbir parti tek başına, üst düzey kadrolarıyla, halktan da kopuk bir şekilde değişim süreçlerini hayata geçiremez. Bu kolektif, katılımcı bir süreç olmalıdır. Bilinç de zamanla yayılır toplumlara.

Çok yeni kurulmuş bir devlete sahibiz. Kaldı ki bir de Kıbrıs sorunu çözüldüydü, çözülmediydi derken kendi sistemini geliştirmeye de yeterince odaklanmamış bir halkız.

Türkiye ile ilişkiler de bunun bir boyutu olarak kabul edilebilir.

“Nasıl olsa Türkiye yanımızdadır” denilerek nemelazımcı bir anlayış, “sistemi güçlendirmeye dönük ödevler varsa bunların icabına Türkiye bakar” gibi tembelci bir anlayış da bu ülkede bir risk unsuru olarak hep var oldu.

Şunu rahatlıkla ifade edebilirim:

Biz çalıp çırpmadık. Alnımız açık.  Hiçbir biçimde hiç kimse bizim görevimizi suiistimal ettiğimizi, bakanlarımızın adının herhangi bir şaibeye karıştığını iddia edemez. İyi niyetle çalıştık. Kamunun mali yapısını koruduk.

Özeleştiri olarak çok net ifade etmekte yarar görüyorum:

Ekonomiyi, reel sektörü büyüterek, kamunun da etkin ve verimli çalışmasını öngörecek şekilde, yeni bir düzene geçiş anlamında atılması gereken adımlar noktasında bizim bir handikabımız vardı.

Ne idi bu?

Bilhassa telefon, limanlar ve benzeri alanlarda çok ciddi yatırımlara ihtiyaç var. Kapasiteyi artırabilmek, maliyetleri düşürmek, hizmet kalitesini yükseltebilmek adına KKTC kamusunun finansman yeterliliği çok düşük düzeylerde, sıfır düzeyinde yeni yatırımlar bakımından. Dolayısı ile orada bir eşik vardı. Kamu-özel işbirliği meselesini bir defa temize havale etmeniz gerekiyor bu alanlarda proaktif, hızlı bir şekilde reformları hayata geçirebilmek için. İşin doğrusu, bu konularda biraz kafa karışıklığımız oldu geçtiğimiz dönemde ve elimizi yavaş alıştırdık. Ülkeyi iyi yönettik, günübirlik anlamda bir suiistimalimiz, bir hatamız olmadı ama geleceği inşa etme noktasında şu sorgulandı:

“CTP’nin acaba ideolojik takıntıları mı var? CTP bu ülkede iktidar olamıyor mu?”

Su konusuna da bu yansıdı, hatırlayacaksınız belki. Su anlaşmasını da imzalamıştık o tartışmaların neticesinde.

Günün sonunda kamunun finansman yeterliliğinin olmadığı noktalarda özel sektörle işbirliği politikasını bu seçim itibariyle CTP temize havale etti. Bu gibi konularda herhangi bir takıntı kesinlikle söz konusu değil. Çok hızlı hareket edeceğiz.

Kamu menfaatini koruyabilmenin bir gereği olarak da bu politikayı oldukça somutlaştırdık. Çünkü biz sahnede değilsek, hırsızlara, arsızlara kalıyor bu işler. Bir sürü ihale yapılması gerekiyor. Bakınız, banka hesapları, sosyal medyada. Bu süreçlerin şeffaf, güvenilir bir şekilde hayat bulması, özel sektörün başımıza çıkmaması önemli. Biz bir iş vereceğiz özel sektöre, biz yöneteceğiz. İşletme anlamında özel sektör görevini yapacak, biz devlet olarak sektörleri yöneteceğiz, düzenleyeceğiz, denetleyeceğiz. Fiyat belirleme noktasında gerekli düzenlemeleri hayata geçireceğiz; özellikle tekel olması öngörülen noktalarda piyasaya bırakmayacağız örneğin fiyat belirleme işini.

Biz meydanı boş bırakamayız. Bunu gördük, yaşadık. 20 aylık UBP-DP hükümeti tecrübesi de bize bu anlamda bir ders oldu. Şimdi önümüze bakacağız. Yapılması gereken işleri çok hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz.

2018 yılında reform destek ödeneğindeki miktar 960 milyon TL olacak. Bütçenin beşte biri kadar büyük bir meblağ. O kaynağa da eriştiği zaman Kıbrıs Türk halkı, bizim sol değerlere sahip bir parti olarak sosyal alanlarda öngördüğümüz ciddi projeleri finanse etmek için de müthiş bir kaynağa erişmiş olacağız. Bütün sektörlere ilişkin yapılması gereken işleri finanse edecek kaynağı da orada görüyoruz.

Örneğin kooperatifçiliği biz yaygınlaştırmak istiyoruz. Üreticiler bir araya gelsin. Dağıtımla ilgili mesela ürettiler, dağıtamıyorlar. Ne lazım? Devlet yanlarında olsun. Soğuk hava deposu, depolama alanlarına mı ihtiyaçları var? Bir araya gelsinler, biz o kaynağı ayırıp, onlara o soğuk hava deposunu, balıkçılara örneğin, hemen destekleriz. Bu gibi işletmelerde, kurulacak birliklerin yönetimi çok önemli. Yönetim zafiyeti mi var? Biz cari destekle çok iyi yönetimlere kavuşmalarını sağlayabiliriz kooperatif tipi yapılanmaların. Bu sefer ne olur? Üretim artar, gelir artar, tabana yayılır turizmden ve yükseköğrenimden elde ettiğimiz gelirler…

Ekonomi büyüyor. % 4’ün üzerindeydi bizim dönemde. % 4’ün altına düşmüş olmakla birlikte hala artıda, eksiye düşmedi ama halk da fakirleşiyor. Ekonomi büyüyor, halk fakirleşiyor. Niye? Çünkü yayılmıyor tabana. Yayılması için de üretenin yanında duran bir devlete ihtiyaç var. Bu da kaynak gerektiriyor. Bu kaynak nerede? Türkiye ile sinerji oluşturmakta! Türkiye’yi stratejik ortak görmekte! Türkiye’nin bize sunduğu hibe ve kredileri etkin ve verimli kullanmakta!

Biz bu iddiayla, bu seçim sürecinde halkımızdan yetki istiyoruz.

Bize yetki verin, lafazanlığı artık bir tarafa bırakıp iş üretelim, hizmet üretelim ve üreten bir toplum olarak kültürel anlamda da haysiyetiyle, onuruyla ayakta duran, Kıbrıslı Rumlarla görüşürken gerçek manada siyasi eşit taraf olmanın gereklerini ekonomik anlamda burada yaratan bir halk olalım. Yeter artık; Kıbrıs Türk halkı Türkiye’den gelen kaynaklarla bir biçimde ayakta dururmuş gibi yapıyor ama bu sistem gerçekten kendi ayakları üzerinde durabilir eğer Türkiye’den gelen bu destek etkin, verimli kullanılabilirse. Ve bu da Türkiye ile ortak politikadır, bunu da ifade etmek isterim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s