Başaran Düzgün: “Taşeron bile olamadılar”…

Yatırımlar gerçekten büyük çaplıdır.
Anamur’dan su getirilmesi KKTC bütçesini aşan bir operasyon olacak.
Dünyada da ilk kez böylesi sınır ve deniz aşırı projeye imza atılacak.
Ama toplumun belirli kesimlerinde ciddi itirazlar var.
Bu itirazlar da Türkiye’deki yetkililerin çıldırmasına yetiyor da artıyor bile.
Mantalite şudur; “Biz milyar dolar para harcayıp sizin su sorununuzu çözüyoruz, siz ise burun kıvırıyorsunuz.”
Yakında sondajlara başlanacak petrol kuyularıyla ilgili de benzer bir durum var.
Ve Başbakan İrsen Küçük’ün son Ankara ziyaretinde gündeme gelen Lefkoşa Surlariçi’nin kalkındırılması.
Konu gündeme geleli 3 gün oldu ama gündeme geliş hızına eşit bir şekilde itiraz mırıltıları da yükselmeye başladı.
Her konu tek başına yani münferiden ele alınıp itiraz noktaları değerlendirilebilir ama Ankara kaynaklı her harekete yönelik bir toplu itiraz süreci yaşıyoruz.
Bunun nedenleri üzerinde durmakta fayda vardır.

***

Yapılmasına başlanan veya yapılması düşünülen tüm projelerde Kıbrıs Türkü edilgen bir durumdadır, habersizdir veya çok eksik bilgilerle konuları takip etmektedir.
Çünkü Kuzey Lefkoşa’daki hükümetin kendisi edilgen bir durumdadır.
Hiçbir proje Kuzey Lefkoşa’daki hükümetin icadı değildir.
Örneğin, Türkiye’de su işlerinden sorumlu bakan borularla su getirilmesi olayını anlatırken, “Bu bizim için hayaldi. Başbakanımız ‘Kıbrıs’ı unuttunuz mu?’ diye bize hatırlatınca emirlerini yerine getirdik” türünden bir hayalin psikolojik alt yapısıyla ilgili öyküler anlatıyor.
Kuzey Lefkoşa’daki yetkililerin bırakın hayallerini projenin bütününe ilişkin bilgi verecek kapasiteleri bile yoktur.
Lefkoşa Surlariçi 40 yılın sorunudur.
Sadece Lefkoşa’nın değil tüm Kıbrıs’ın gözbebeğidir. Geçmiş hükümet döneminde Surlariçi’ne yönelik birtakım adımlar atıldı.
Bence en büyük proje Lokmacı Kapısı’nın açılmasıydı. Ne gariptir ki şimdi görevde olanlar o zaman Lokmacı Kapısı’nın açılmasına karşı çıkıyorlardı.
Asker ile Talat kavgasında askerden yana konum almışlardı. Sonrasında göreve geldiklerinde de Surlariçi için bir çivi çakma hayali bile kurmadılar.
Erdoğan’ın Denktaş’ın cenazesi vesilesiyle yürüdüğü sokaklardan etkilendiği söyleniyor.
Erdoğan’ı birkaç saatlik buluşmada etkileyen bu eski kent, bizim yetkililerde nefretlik duygusu yaratıyor olmalı.
Ve diğer konu; Sınırüstü’nde başlayacak petrol sondajı için Kuzey Lefkoşa’daki yetkililerin ağzından bir açıklama işitildi mi?

***

Kıbrıs Türkü tümüyle devre dışıdır.
Bırakın eşitler arasındaki ilişkiyi, yetkililer taşeron olacak kapasite bile ortaya koyamamaktadırlar.
Halkın seçerek o koltuklara oturttukları devre dışı olunca halkın kendisi de otomatik olarak devre dışı kalır.
Ne yapılacağını bilmez ve bilmediği için de her adıma kuşku ile yaklaşır.
İşin içine bir de “yok oluyoruz” travması girince ortaya çıkan tablo bu olur.
“Biz sizin için çabalıyoruz ama siz bize küfrediyorsunuz…”

Başaran Düzgün, 24 Mart 2012, Havadis

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s