2009’dan 2013’e ne değişti?

2009 erken genel seçimlerinde CTP’nin üzerinde durduğu ana tema refahı daha da artırmak için sürdürülebilir ekonomiye geçişti. “Sürdürülebilir Ekonomiye İlerle” denilmişti halka. Seçimden hemen sonra ilgili tüm kesimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek bir çalışmanın ardından Başbakanlığa bağlı bir Ekonomi Kurulu ve bu kurulu destekleyecek Ekonomik Uzmanlar Kurulu oluşturulacaktı.

Ekonomimizin gelişebilmesi için AB Müktesebatına Uyum Programı (MUP) ile 12 başlıkta reformlar hayata geçirilecekti. Gelişmekte olan sektörlere özel önem verilecekti. Özel sektörün üzerindeki kamu yükleri azaltılacaktı. Ekonomiyi genişletici önlemler paketine bağlı olarak vergi reformu gündeme getirilecek, stopaj vergisinde yeni düzenlemeye gidilecek, faktoring-leasing yasası ile şirketler yasası ele alınacaktı. Gümrükte otomasyon ve AB’ye uyum, gençlere konut edinme kolaylıkları ve YAGA’nın geliştirilmesi gibi projeler gündemdeydi.

“Uluslararası Rekabete İlerle” deniliyordu. Karayollarında, posta hizmetlerinde, ADSL ve telefon hizmetlerinde, hava ulaşımı ile Ercan Devlet Havaalanı’nda ve elektrikte yatırımlara devam edilecekti. E-Devlet Projesi, kırsal kesime yapılacak yatırımlar (yol, su, elektrik), yerel yönetimler reformunun 2. etabı, yeni cezaevi binası, yol / trafik güvenliği ve kamu taşımacılığı alanlarında iddialı projeler söz konusuydu.

5 yıllık CTP iktidarı döneminde genelde ekonomide bir büyüme göze çarpsa da 2008’de dış faktörlerle iç faktörlerin ekonomimiz üzerindeki etkisi uzlaşmaz bir çelişkiye dönüşmüştü. Tüm bu projeler halkın genelinin yararınaydı ancak kamu maliyesine ilişkin ortaya bir irade konularak dengelerin sağlanması şarttı. Cari bütçemize önemli katkı yapan Türkiye de bunun için acı reçeteleri şart koşmuştu. Diğer taraftan örgütlü kamu çalışanları siyaset üzerinde etkindi ve %25’lere varan maaş artışı talep etmekteydi.

Bu uzlaşmaz çelişki ortamında bir zarurete dönüşen erken seçim öncesinde kamu maliyesinde iyileşme sağlayacak tedbirler toplumun gündemine getirildi. Bunların tartışılması gerekiyordu. Bir dış faktör olarak Türkiye sağladığı mali imkânlar karşılığında bazı önlemleri şart koşmuştu ancak doğru olan diyalog ve katılımcılık esasına bağlı kalınarak toplumun birlikte kararlar üretmesi ve gidilecek yönün kolektif bir bilinçle toplumsallaştırılmasıydı. CTP toplumsal dinamikleri hiçe sayarak acı reçete uygulayamazdı çünkü “solcu partiler gücünü halktan alır” gerçeği göz ardı edilemezdi. CTP erken seçimi kazansa ve bu zorlu geçişi toplumla birlikte başarsaydı, devrim niteliğinde bir değişim ve dönüşüm sürecine girilmiş olacaktı. Kimsenin başbakanlarımıza “Türklüğünü ispat et” diyemeyeceği, “maaşın kaç?” diye soramayacağı, vesayetin büyük oranda gerileyeceği, kendi kendine yeten bir toplum olarak Kıbrıs sorununda daha etkin olabileceğimiz, davul bizim boynumuzdayken tokmağı da elimize alabileceğimiz bir döneme girilecekti. Ekonomik getirilerden çok siyasi getirileri olacaktı kolektif bir bilinçle kotarılacak değişimin.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nu Anayasa Mahkemesi’ne götürerek Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin ortak çıkarlarına büyük zararlar vermiş olsa da 2008’de Derviş Eroğlu yüzü kızarmadan Ankara yollarını tutarak Türkiye yetkililerine kendi iktidarını şikayet etti ve “ben her istediğinizi yaparım” dedi. Halka da “ben her istediğinizi yapacağım” dedi. Şimdi Ankara da Kıbrıs Türk halkı da kandırılmış olmanın verdiği hassasiyetle ateş püskürüyor Derviş Eroğlu’na. Siyaseti belirleyen temel etken bu oldu içinde bulunduğumuz koşullarda. Şimdi davul da tokmak da başkalarının elinde. 2009’dan 2013’e geçen sürede Ankara da Kıbrıs Türk halkı da önemli dersler çıkarmış olmalı yaşananlardan.

4 yıllık sürede uzlaşmaz çelişkinin toplumsal diyalogla aşılabilmesi için popülizmden uzak düşünce paylaşımına yönelenlerin ve cesurca konuları ele alıp umudu yaşatanların sayısı çok arttı. Şimdi kendi yağımızla kendi ciğerimizi kavurabileceğimiz yeni bir toplumsal varoluş devinimine kaldığımız yerden ilerlemeye hazır mıyız?

7 Ocak 2013, Yenidüzen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s